Close

BİYOLOJİK TERÖRE KARŞI HAZIRLIKLIMIYIZ?

Biyolojik Teröre Karşı

Negatif Basınçlı İzolasyon Üniteleri

Mikroorganizmaların sahip olduğu hastalık yapma özelliği ile birçok hastalık oluşmaktadır. Bunların en tehlikelileri bulaşıcı hastalıklardır. Bu hastalıklar doğal yollardan bulaştığı ve ürediği gibi laboratuvarlardan yapay olarak üretilip mikrobiyolojik silah olarak da kullanılabilir.

Mikroorganizmaları silah olarak kullanılma olasılığı düşünülerek belli önlemler alınmalıdır. İlk etkilenen hastalar için yeterli miktarda solunum izolasyon odaları oluşturulmalıdır (havalimanı ve hastaneler) Böyle bir durumda, ilk etkilenen hastalar solunum izolasyon odalarına alınıp, tedavi ile ilgili çalışmalar yapılmalıdır. Böylece, mikrobiğin yayılması önlenerek Havalimanlarındaki ve Hastanelerdeki diğer hastalara ve halka mikrop bulaşması engellenmelidir.

Tehlikeye ne kadar yaklaştık? böylesi bir biyolojik saldırıya havalimanlarımız ve hastanelerimiz ne kadar hazırlıklıdır? En tehlikelisi Hac anında yapılacak bir bulaşıdır. Yurda dönen hacılarımız tarafından uçaktan indiği andan itibaren önlem alınmaz ise bütün ülkeye yayılabilir. Bir anda binlerce kişinin uçaklardan indiğini varsayarsak hava limanlarında bu konuyla ilgili bir hazırlık mevcut mudur?

Sonuç olarak, böylesi bir saldırıya maruz kalma ihtimalini düşünerek yeteri kadar karantina odası ve solunum izolasyon odasına ihtiyaç olacaktır. Bu odalar negatif basınçlı olacak şekilde hazırlanmalıdır.

Bunun için, hazır odalara negatif basınç izolasyon cihazları montajı yaparak gerektiğinde bu odalar izolasyon odası durumuna dönüştürülmelidir.

Öncelikle havalimanlarından başlamak üzere, özellikle uluslararası hava limanları bulunan şehirlerimizde, en azından tam teşekküllü bir hastanede belli sayıda izolasyon odasına dönüşebilecek odalarla ilgili ön çalışma derhal başlatılmalıdır.

Aksi takdirde böylesi bir saldırıda bulaşıl engellenemez. Tüm hastane çalışanları ve halka yayılır. Milyarlarca liralık maddi kayıpla birlikte devasa insan kayıplarına neden olup ülkeyi mahveder.

Bu aciliyet bu günün konusu olup, yarın geç kalınabilir.

En önemli neden ise biyolojik silahlar kullanıldığı zaman bu silaha karşı önceden hazırlık ve önlem alınmamış ise etki büyüyen kartopu etkisinden çığ etkisine dönüşebilir. Örneğin; yapılacak bir biyo-terör saldırısında bölgede yeteri kadar karantina veya izolasyon odasının olmaması durumunda, canlıdan canlıya mikroorganizma transferi ile kısa zaman içinde hastalık bulaşan her insan etrafındaki on kişiye daha mikrop bulaştıracaktır. Böylelikle çok büyük kayıplar verilir. Kısa zamanda çok büyük alanlara yayılır ve tedaviler güçleşir.

Küresel gelişim ve ulaşım kolaylığı tehlikenin hava alanlarından başlayarak önlem alınması gerektiğinin anlaşılmasını sağlamıştır. Çünkü mükemmel ulaşım sistemi fiziki sınırları etkisiz hale getirmiştir. Gerçek sınırlar hava limanları olmuştur.

Dolayısı ile tehlikenin başlangıç noktalarından en önemlisi havalimanlarıdır. İlk önce önlemler burada alınmalı, AFAD tarafından belirli bölgelerde ilk müdahale alanları oluşturulmalıdır.

Bir anda yüzlerce insana mikrop bulaştığında bu insanları hastanelere yığarsak tüm hastanedeki hastaları da riske atmış oluruz.

Çözüm olarak tehlike oluştuğunda ilk önce hava alanında bulunan karantina veya izolasyon odalarına alınıp ilk müdahale yapılmalıdır.

Sonra bütün saldırılar için AFAD tarafından hazırlanmış güvenli karantina ve izolasyon odalarının bulunduğu alana aktarılmalıdır. Akabinde kademeli olarak bulaşıl engellenmiş şekilde hastanelerdeki izolasyon odalarına alınarak tedavi edilmelidir.

Nihai Sonuç;

  1. dünya savaşının taşeronlar tarafından yürütüldüğü günümüzde bu taşeronların terör örgütü olduğu görüldüğüne göre ne yapmak gerekir. İkincil olarak, katil devletler ve çevremizdeki hemen hemen tüm ülkelerin biyolojik silahlara sahip olduğunu düşünürsek?

Üçüncül olarak, ülkemizin ekonomik olarak hızla büyümesini gören devletler bu durumun engellenmek ve çelme takmak isteyen devletler, bu terör örgütlerini kullanarak bize biyolojik bir saldırı yaptırmaları mümkün olabilir. Büyük bir psikolojik travma ve milyarlarca dolarlık ekonomik bir çöküntü yaratacak böyle bir saldırıya havalimanları güvenlik bölgeleri ve hastanelerden başlayarak karantina ve izolasyon odaları hazırlıkları yapılmalı ve saldırıya karşı tedarikli olmalıyız.

BİYOLOJİK SALDIRIDA KULLANILABİLECEK VİRÜSLER

Kızamık Ricin Toksini Domuz Gribi Çiçek Hastalığı
Varisella Viral Hemorojik Ateş Q ateşi Şarbon
Sars Ebola Kolera Veba
Tüberküloz Kırım Kongo Ruam Çiçek
Kuş Gribi Marburg Hastalıkları Domuz Gribi Çiçek Hastalığı
Botulismus Tularemi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2017 Ocak ayında  Davos Dünya Ekonomik Forum’u sırasında konuşan Bill Gates; Biyolojik terörün hükümetler ve özel organizasyonlar için çok büyük tehdit oluşturduğunu açıkladı.

Gerek hükümet gerekse dev şirketlerin biyolojik terörizmi ciddiye almadığını belirten Bill Gates, bu hususta ciddi yatırımlar yapılması gerektiğini özellikle ifade etmiştir.

ABD eski Başkanı Barack Obama’da geçtiğimi sene bir açıklamasında ülkesinin biyolojik savunma teknolojileri geliştirmesi gerektiğinin özellikle altını çizmiştir.

Biyo-terör, herhangi bir ülkenin yiyecek kaynaklarının yok olmasına dahi sebep olabildiğini belirtmiştir. Özellikle hükümetlerin önümüzdeki süreçte bu hususta önemli çalışmalar gerçekleştirmesi gerektiğinin altını çizmiştir.

Görüldüğü gibi terörist devletler ve terörist gruplar, maliyetlerinin düşük etkilerinin yüksek olması nedeni ile bunları üretmeye devam etmektedir. Kaldı ki: günümüzde taşeron terörist gruplar nerdeyse devletçikler haline gelmiştir. Bu nedenle, arkalarındaki büyük devletlerin kışkırtmasıyla her an bir saldırı beklenmelidir.

Biyolojik silah üretimi tahmin edilen ülkeler;   Irak, İran, Suriye, Çin, Libya, Kuzey Kore, Rusya, İsrail, Tayvan, Sudan, Güney Afrika, ABD, Cezayir, Hindistan, Pakistan ve Kazakistan’dır. Bahse konu bu ülkeler biyolojik silahlar ile ilgili teknolojilere sahiptir. Ne acıdır ki çoğu burnumuzun dibinde ve terör örgütlerinin yatağı olmuşlardır.